Sayın Cumhurbaşkanımız’dan İstanbul teşkilatımıza teşekkür
İl Teşkilat İftarımızda konuşan Sayın Cumhurbaşkanımız, “İstanbul teşkilatımızın tam kadro sahada olduğunu, Ramazan-ı Şerif’i hakkını vererek idrak etme çabasında olduğunu memnuniyetle müşahede ediyorum.” dedi.
İl Başkanlığımız tarafından Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi Hangar İstanbul'da düzenlenen İl Teşkilat İftarına Cumhurbaşkanımız ve Genel Başkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan teşrif etti. Yoğun katılımla gerçekleşen programda Genel Başkan Yardımcılarımız, Bakanlarımız, Milletvekillerimiz, ilçe başkanlarımız, belediye başkanlarımız ve teşkilat mensuplarımız bir araya geldi.
Programın sonunda İl Başkanımız Abdullah Özdemir, hattat Turan Sevgili’nin Esmaül Hüsna eserini Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’a takdim etti.
Sayın Cumhurbaşkanımız konuşmasında Ramazan ayının manevi atmosferine vurgu yaparak teşkilata teşekkür etti.
Cumhurbaşkanımız konuşmasında, “Bizleri bir araya getirmek suretiyle hasret gidermemize vesile olan İstanbul İl Başkanlığımıza teşekkür ediyorum. AK Parti olarak en tepeden mahalle temsilcimize kadar sahur ve iftar programlarında milletimizle beraber oluyoruz. Genç yaşlı demeden insanımızın derdiyle dertleniyor, muhabbetimizi güçlendiriyor, birlik ve beraberliğimizi perçinliyoruz.” dedi.
“İstanbul teşkilatımızın tam kadro sahada olduğunu, Ramazan-ı Şerif’i hakkını vererek idrak etme çabasında olduğunu memnuniyetle müşahede ediyorum.” diyen Sayın Cumhurbaşkanımız, “Teşkilatımızı yaptıkları güzel çalışmalardan, örnek faaliyetlerinden ötürü burada hassaten tebrik ediyor, her bir kardeşime teşekkür ediyorum. Ramazan’ın son gününe kadar sizlerden daha fazla gayret beklediğimi özellikle vurgulamak istiyorum.” diye konuştu.
Gündemle ilgili de değerlendirmelerde bulunan Sayın Cumhurbaşkanımızın konuşmasından başlıklar şu şekilde:
Türkiye olarak bu mübarek günlerde bölgemizde ve İslam dünyasında huzur, barış ve istikrar ortamının hâkim olması için çalışırken, komşumuz İran’a yönelik Netanyahu’nun kışkırtmalarıyla başlayan Amerika-İsrail saldırılarından derin üzüntü ve endişe duyuyoruz.
Malumunuz, uzun bir süredir anlaşmazlıkların diyalog yoluyla müzakere masasında çözülmesi için çok ciddi emek verdik.
Sayın Trump’la ve Sayın Pezeşkiyan’la telefonda görüşmeler yaptım. Bölgemizdeki başka ülkeler de aynı şekilde ellerinden geleni yaptı.
Ancak hem taraflar arasındaki güven bunalımı aşılamadığı hem de İsrail’in süreci zehirleme çabaları devam ettiği için istenen netice alınamadı.
İran’ın egemenliğini açıkça ihlal etme yanında, dost ve kardeş İran halkının huzuruna kast eden sabahki saldırıları esefle karşılıyoruz.
Aynı şekilde her ne sebeple olursa olsun Körfez’deki kardeş ülkelerimize yönelik İran’ın füze ve dron saldırılarını da kabul edilemez buluyoruz.
Sağduyu ve aklıselim hâkim olmaz, diplomasiye alan açılmazsa bölgemiz bir ateş çemberine sürüklenme riskiyle karşı karşıyadır. Buna izin verilmemelidir.
Savaşın daha da büyümemesi, daha fazla kanın akmaması, Allah korusun bölgemizin daha büyük acılar yaşamaması için başta İslam dünyası olmak üzere tüm aktörlerin acilen harekete geçmesi gerekiyor.
Biz Türkiye olarak ilk günden beri olduğu gibi sorunların suhuletle çözümü noktasında üzerimize ne düşüyorsa yapıyoruz ve yapacağız.
Bu sabahtan itibaren gerek Dışişleri Bakanımız, gerek MİT Başkanımız, gerekse tüm ilgili arkadaşlarımız muhataplarıyla yoğun temas halindeler. Biz de gelişmeleri anbean takip ediyoruz.
Hudut güvenliğimiz ve hava sahamız açısından zaten bir sorunumuz yok. Askerimiz, jandarmamız, polisimiz ve istihbaratımız her türlü tedbiri en üst seviyede alıyor.
Ülkemizin ve milletimizin güvenliğini önceleyen bir politikayla inşallah bu hassas süreci başarıyla yöneteceğiz.
Eş zamanlı olarak önce ateşkesin tesisi, ardından da müzakere masasına dönülmesi için diplomatik çabalarımızı hızlandıracağız. Bu zor günleri aşana kadar devlet ve millet olarak bölgedeki tüm kardeş halkların yanında olmaya devam edeceğiz.”
İl Başkanımız Abdullah Özdemir: İstanbul Teşkilatının Cumhurbaşkanımıza Bir Borcu Var
Programda konuşan İl Başkanımız Abdullah Özdemir ise teşkilatın sahadaki çalışmalarına ve Türkiye Yüzyılı vizyonuna vurgu yaptı.
İl Başkanımız Abdullah Özdemir’in konuşmasının tamamı:
Sayın Genel Başkanım, Cumhurbaşkanım,
Teşkilatımızın kıymetli mensupları,
“Bir Olmak Ruhumuzda Var” diyerek gerçekleştirdiğimiz İl Teşkilat İftarımıza hepiniz hoş geldiniz, şeref verdiniz.
Allah’a hamdolsun ki bizleri bir Ramazan’a daha eriştirdi ve Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle onurlanan bu güzel iftar sofrasında bir araya gelmeyi nasip etti.
Bir dava ve bir ideal uğrunda bir araya gelen; Allah’ın rızasını en büyük kazanç, milletin duasını en güzel nasip, dosdoğru bir yolda ahlak ve erdemle yürümeyi en yüce makam sayan böylesine anlamlı ve güzide bir topluluğun neferi olduğum için Rabbime sonsuz şükürler ediyorum.
Ramazan’ın, başta Filistin’deki mazlum kardeşlerimiz olmak üzere tüm İslam âlemi ve insanlık için hayırlara vesile olmasını Rabbimizden niyaz ediyorum.
Bu vesileyle geçen Ramazan aramızda olup bugün aramızda olmayan, bu davaya emek vermiş ve Rabbimizin rahmetine kavuşmuş bütün kardeşlerimizi ve büyüklerimizi rahmet ve minnetle anıyorum.
Kıymetli Teşkilat Mensuplarımız,
Bugün aynı zamanda “1000 yıl sürecek” dedikleri, fakat milletimizin en güzel cevabı AK Parti ile verdiği 28 Şubat post-modern darbesinin 29. yıl dönümü…
Bugünlerde de şahit oluyoruz ki, hâlâ özleyenleri olsa dahi bütün baskı ve yasaklarıyla 28 Şubat, tarihin çöplüğüne attığımız bir dönem olarak takvimlerdeki yerini almıştır.
Kıymetli kardeşlerim,
Bölgemizde ve dünyada tarihî gelişmelerin yaşandığı bir dönemin içerisindeyiz.
Bir yandan değerlerin ve hukukun yerini kaba güç alırken, diğer yandan hiçbir gücün sağlayamayacağı bir güven ve güvenlik ihtiyacı devlet ve toplumları kuşatmış durumda.
Süslü tezlerin, kibirli tanımlamaların, cafcaflı kurumların iflas ettiği; yeni dengelerin ve yeni arayışların hız kazandığı bir süreçteyiz.
Kısacası eski düzen çökmüş, yerine ne konulacağı ise henüz meçhul.
İşte tam da böylesi bir süreçte, “Dünya beşten büyüktür” diyen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki Türkiye; hem güçlü, hem adil, hem güvenilir bir ülke olarak bölgesel ve küresel ölçekte öne çıkmaktadır.
Allah’ın izniyle Türkiye Yüzyılı vizyonumuz her alanda kuvveden fiile çıkmaya devam ediyor.
Kuşkusuz Türkiye’nin tarihî ve kültürel derinliğiyle mütenasip bir şekilde gelişip ilerlemesi, içeride ve dışarıda bazı odakları oldukça rahatsız etmektedir.
Terörsüz Türkiye dâhil, ülkesine dair hiçbir başarıya sevinemeyip bütün varlıklarını sadece karşıtlık ve nefret üzerinden anlamlandıranlar rahatsız.
Bugünlerde bir kez daha tanık olduğumuz üzere, çocuklarımızın Ramazan coşkusunu yaşamasını dahi hazmedemeyecek kadar bu milletin inanç ve değerlerine yabancı olanlar rahatsız.
Bu milletin kendi öz yurdunun paryası değil, gerçek sahibi olmasını bir türlü hazmedemeyenler rahatsız.
İşte bu güruh ve çevreler, sinsi maskelerle perdelemeye çalıştıkları bir rövanş duygusuyla Eski Türkiye’ye, 28 Şubat’ın karanlık odalarına yeniden dönmenin hayali içindeler.
Mandacı bir eziklikle sık sık yabancılara Türkiye’yi şikâyet edip destek arama çabaları bundan.
Cumhurbaşkanımızı taklit ederek liderlik oynamaya çalışanlardan “çakma kahraman” türetme hevesleri bundan.
Muhafazakâr seçmeni kandırmak için sergilenen vitrinsel görüntüler bundan.
Rüşvet, hırsızlık ve yolsuzlukla kendi ceplerini doldurmaya ilaveten belediye kasalarından delege pazarlarına; yalana, dolana, reklama ve algı oluşturmaya ayırdıkları para balyaları bundan.
İşte bunların hepsi de bu planın bir parçası olarak karşımıza çıkıyor.
Önümüzde işte böyle bir dönem var.
Bu dönemde biz sadece ülkemize ve milletimize değil, insanlığa karşı da önemli bir sorumluluk altındayız.
Sorumluluğumuz büyük; fakat bu sorumluluğu yerine getirecek inanç ve irademiz daha büyük.
Türkiye’yi durdurmak isteyenlerin oyunu büyük; fakat bizim birliğimiz, kardeşliğimiz, davamız, liderimiz ve milletimiz hepsinden büyük.
Bugüne kadar çok oyunu bozduk, yine bozacağız.
Kameraları bantlayanlar, bu milletin irfan ve idrakini asla bantlayamayacaklar.
İl ve ilçe yönetimlerimizle,
Milletvekili ve belediye başkanlarımızla,
Gençlik kollarımızla,
Kadın kollarımızla,
Meclis üyelerimizle,
Mahalle yönetimlerimizle;
“Her Mahallesiyle ve Her Hikâyesiyle İstanbul” şiarıyla yeni hikâyeler, yeni destanlar yazmaya hazırız.
Milletin adamı, Türkiye Yüzyılı’nın mimarı, mazlumların sesi; ülkemizin, bölgemizin ve küresel dünyanın yüz akı Genel Başkanımız ve liderimiz Recep Tayyip Erdoğan’ı, İstanbul’un şahlanışı ve öncülüğü ile bir kez daha Cumhurbaşkanı yapmaya hazırız.
Hazır mıyız İstanbul?
Çünkü biz İstanbul’uz.
Çünkü biz İstanbul teşkilatıyız.
Ve İstanbul teşkilatı olarak Sayın Cumhurbaşkanımıza bir İstanbul borcumuz var.
Onlar ellerinden geleni yapsınlar, biz de gerekeni yapacağız inşallah.
Kaybedecek tek bir saniyemiz, arkasına sığınacağımız tek bir mazeretimiz yok.
Kapı kapı dolaşmaya, milletin içinde olmaya, gönüller fethetmeye devam edeceğiz.
Bu kutlu yolculukta gönül koymayacak, gönül kırmayacak, gönül incitmeyeceğiz.
Gönül olacağız, gönülden olacağız, gönül alacağız, gönüller kazanacağız.
Saygıdeğer Cumhurbaşkanım,
Ramazan’ın manevi ikliminde 3 kademe teşkilatlarımızla, 39 ilçemizde ve 961 mahallemizde İstanbullularla buluşuyor, dertleşiyor, selamlarınızı iletiyoruz.
Ramazan’ın rahmet ve bereketini 11 aya da yayacağız inşallah.
Çünkü şuna gönülden inanıyoruz: Evveli Ramazan olanın, ahiri bayram olur.
Biz de sandık gelene kadar her günü Ramazan eyleyip ahirinde de İstanbul’u CHP zulmünden kurtarma bayramını hep birlikte kutlayacağız inşallah.
Rabbim yolumuzu açık eylesin.
Rabbim Ramazanımızı bir kez daha mübarek eylesin.
İftarımızı onurlandıran Sayın Cumhurbaşkanımıza bir kez daha minnet ve şükranlarımı arz ediyor; hepinizi sevgi ve saygıyla selamlıyorum.
Program, teşkilat mensuplarının yoğun ilgisi ve Ramazan’ın birlik atmosferi içerisinde sona erdi.